Ana Sayfa arrow Köşe Yazıları arrow Mürteza Sulooca arrow En Büyük Siyah - Beyaz
Duyurular:

En Büyük Siyah - Beyaz PDF Yazdır E-posta
Pazar, 31 Mayıs 2009

Başlığa bakarak, bu hafta yazısı belli; şampiyon olan siyah beyazlı takımı Beşiktaş’ı ele almış düşünebilrisiniz. İnsanın aklına bugünlerde zaten başka birşey gitmez. Evet, ben spor ile çok fazla ilgilenmemekle birlikte Beşiktaş taraftarı olduğumu söyleyebilirim. Fakat benim konu alacağım siyah beyaz bu hafta farklı bir konudur. Beşiktaş’ın bu hafta şampiyon olması sadece bir tesadüftür (not: ben tesadüflere inanmıyorum).

Hani derler ya “tüfek icat edildi mertlik öldü” diye, işte o misal ben de diyorum ki “renkli televizyonlar çıktı insanlık kalmadı”. Siyah beyaz televizyonlarda herşey net idi, bir şey ya siyah ya da beyaz idi. Bunun ortası yoktu. Kimse de ne siyahı beyaz ne de beyazı siyah yapabilrdi. Şimdi ise hangi rengin ne olduğunu, hangisinin özel filtre, efektlerden geçip geçmediğini bilemiyruz. Şimdi renkleri daha iyi anlayabilmek için hergün değşik değerle çıkan yüksek çözünürlü televizyonlar peşinde koşuyoruz, fakat bir türlü de istediğimizi yakalamıyoruz.

İşte maalesef hayatımız da bu şekilde değişti. Eskiden siyah beyazların yerini şimdi morlar, maviler, kırmızılar, yeşiller... aldı. Kimse artık olaylara siyah beyaz bakmayı tercih etmiyor, renkli istiyor. Aldanmak ya da daha az kaba bir deyişle kandırılmak daha çok hoşuna gidiyor.

Allah, Allah yola çıkanlar, Allah adına racon kesenler; Türklük, Türklük diye yola çıkanlar, Türklük namına racon kesenler; Demokrasi, Demokrasi diye bağıranlar ve demokrasi adına insalık suçu işleyenler...

Yine bir tesadüf olacak ki, herkesin heycanla beklediği ve Makedonya’daki Arnavutlar’ın gönüllerinde de taht kuran “Kurtalar Vadisi”nin son bölümünden bir aktarma yapmam gerekecek. Şahitliği istenen ak sakallı amca, ilk bakışta oğlunun da zararına olsun “Allah için şahitlik eden kimseler olun” ilkesine binaen, ondan istenilen değil doğru bildiği şahitliği yaptı. İşte bu tarz insanlar için hayat siyah beyazdır. Aradaki renkler sadece hayatı kolaylaştırmak içindir, karmaştırmak için değil.

Yaşadığımız bu hızlı tempolu hayatta işte bu siyah beyaza çok büyük ihtiyacımız var. Ayrıntılar ile değil resmin bütünüyle ve verilmek istenenle uğraşmalıyız. Bu nedenle geçen hafta içerisinde yaşadığımız bir iki olayı gündeme getirmek istiyorum.

ABD, askerlerini kurulan tüm uluslararası mahkemelerden muaf tutmuştu hatırlayacaksınız yıllar önce. Bunun da temel bir nedeni vardı. Amerikan tarzı demokrasi sadece Amerika’da geçerli, ancak orda yaptıklarından dolayı cezalandırabilirsin. Fakat Amerika sınırları dışında ne yaparsan yap sana kimse birşey yapamaz. Geçen hafta yine basın aracığıyla Amerikan askerlerinin Müslümanlara yaptıkları aşağlık işkence ve fotografları ortaya çıktı. İçler ürperten bu görüntüler, meğerse en mahsumları imiş. Daha neler var neler, bunlar sansürden geçenler. Dünyanın süper starı-gücü olan Amerika kendi personelini Amerikan Askeri Personelini Koruma Yasası ile koruyor. Bu yasaya göre Amerikanlar uluslararası çapta kurulan mahkemelerde yargılanamaz, şahit ya da uzman olarak dahi çarılamaz. Amerika işlediği suçların bedelini ödemek istemeyen tek devlet. Bu nedenle Amerikan askerlerinin demokrasi, özgürlük adına: ister Irak, ister Afganistan, ya da dünyanın neresinde olursa olsun Müslümanlara yaptıkları insalık dışı eylemler, insan hakları ihlalleri bireysel ihlaller olarak değerlendirilemez. Bunlar bilinçli ve sistematik olarak yapılan insanlık dışı, insan hakları ihlallerdir.       

Geçen hafta Doğu Makedonya’da bir deprem yaşandı Türklerin yaşadıkları bölgelerde. Belki fazla bir zarar yok, Allah’a şükürler olsun ne ölü ne de yaralı. Fakat bazı zararlar ve ondan öte bir korku var. İhmarkarlık var. Aradan bir hafta geçmesine rağmen devlet bir köye sadece iki çadır koymuş. İçlerinde oturacak gibi değil. Elçi gidecek diye bir de apar topar yatak götürmüşler. Heyhat Makedonya devletinde iki çadır var. Devletin yaptıkları bunlar. Türkiye, Büyükelçiliği aracığyla durum tespiti yaparak, gerekli eskiskleri tamamlayacak. Ya biz olayların neresindeyiz? Dünya ile iletişimi kesilen bu kardeşlerimizi kaç dernek, kaç kuruluş ziyaret etti. Biz dahi gecikme ile gittik. Nerede kaldı bizim sözde yardımlaşma derneklerimz-ruhumuz. Yardımlaşma ancak Türkiye’den gelecek milyonlardan komisyon almakla mı oluyor? Sorusu dönüyordu depremzedelerin kafasında. Nerde kaldı din kardeşliğimiz, yardımlaşmamız.

Bazılarımız, toplumda bazı fitne ya da konu gündeme atarak gündem yarattığını düşünüyor. Olayların merkezinde bulmakta hoşlanıyor. Kur’an yazıldı mı, indirildi mi? Tartışmalarını alevlendiriyor, yerli yersiz. Bunuyor insan yaşlandıkça ister istemez. Temel Amerika’ya gider “eureka-eureka” diye bağırır. Yeni bir ülke keşfettiğini zanneder. Bizimkiler de o misal. Üzüm yeme bahanesiyle dövmedikleri, sövmedikleri adam kalmadı piyasada. Bir tek bağ sahibinden çekiniyorlar, nedense. Olay yeni bir olay değil ki, yıllar önce yazılmış bir yazı, hani nerde Allah için şahitlik. Hani nerde zalime karşı olsa da gerçeği haykırmak.

Yıllar sonra ilk kez Makedon devleti bir imkan tanıyor toplumumuza, onu da elimize yüzümüze bulandırıyoruz. Bu tartışmalar yüzyıllar önce yapılmış durmuş. Kur’an yazıldı diyenler inanmayanlar grubuna giriyor, indirildi diyenler Müslüman oluyor, bunun başka bir felsefesi yok. Ama anlamadığımız ya da anlamak istemediğimiz nedenlerden dolayı lütfen birbirimize düşman kesilmeyelim zarar vermeyelim. Genç kardeşlerimize teşvik yerine, köstek olmayalım. Dün düşmanı ya da dinsiz olarak göstermeyelim. Varsa derdiniz işte Kültür Bakanı kitapları basan onlar, onlardan hesap sorun. Çıkarın binlerce taraftarı kültür bakanlığının önüne, dinimize hakaret ediyorsunuz diye-varsa hakaret. Varsa gücünüz, vakıf mallarına el koyan, Burmalı camiye yasak diyenlere gösterin gücünüzü ve imanınızı; ayaklanın Müslümanlara insalık dışı işkencelere yapanlara karşı; gösterin isyanınızı, arkanızda değil yanınızda olurum. Fakat ne olur harcamayın Müslümanlara nefesinizi.     




  Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressLoad Image from WebBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >
Advertisement
Advertisement
Advertisement
© 2006-2009 Yeni Balkan - Tüm Hakları Saklıdır.
Web Yönetici